İspirim.Org | İlçemiz İspire Hoş Geldiniz
Köy Resimleri Sayfamız Açıldı !!!

Anasayfa | Forumlar | Hesabınız | İspir Resimleri | İspir Videoları | Köy Resimleri | Köşe Yazıları | Ziyaretçi Defteri | Köy List | İletişim | Tavsiye Et | Sohbet   

 
Dünyanın En Büyük İspir Sitesi | İspirim.Org: Forums

SSS Arama Kullanıcı Grupları Profil Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın Giriş
Rütbeler Arama Kullanıcı Grupları Profil Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın
Giriş 

BloglarBloglar    Blog Kontrol PanelBlog Kontrol Panel    Benim BlogBenim Blog

BABA OLMAK.............

 
Başlığa cevap gönder    ispirim.org Forum Ana Sayfa -> Diğer Başlıklar
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
garmirik25
Mesaj 150+
Mesaj 150+


Kayıt: Dec 20, 2006
Mesajlar: 193
Ruh Halim:
Günlük ort. Mesaj: 0.01
Konum: İZMİR

Kazandığı Oyun: 3
aski
bugz
threedsuper
MesajTarih: Cum Nis 11, 2008 5:55 pm   Mesaj konusu: BABA OLMAK.............  Alıntıyla Cevap Gönder

Bundan birkaç yıl öncesine kadar çocukları cok sevdiğimiz söylenemezdi. Eşimin ve benim bağımsızlığımıza cok düşkün olmamız, sürekli yeni yerler görmek ve gezmek arzumuz ve kariyer beklentilerimizde bebeğin bize ayak bağı olacağı düşüncesiyle cok uzun süre çocuk istemedik.




Zaten eşimle de
Karadeniz'deki bir iş gezisi sırasında
tanışmış sonra işimiz dolayısıyla Türkiye'nin dört bir yanını gezerken
birbirimizi daha iyi tanımış ve nihayet evlenmeye
karar vermiştik. Evlilik hazırlığı içinde tek bir tabak dahi almadan hem
eşimin hem benim bekarlık yaşamımızdan kalan
eşyalarla uzun süre idare ettik. Elimize gecen ilk parayla da bir araba
alıp hurda oluncaya kadar gezmeye devam ettik.
Türkiye?yi bitirince yurt dışına dadandık. Meşhur seyyahlarımız gibi çok
maceralı geziler yapamadık ama Avrupa?da
tatil yapmanın coğu zaman ülkemizde tatil yapmak ile hemen hemen aynı
paraya geldiğini keşfedince de hem kış
hem yaz tatillerimizi mütevazi oteller ve marketlerden alınan sandviçlerle
de olsa uzun süre turlara hiç katılmadan
kendi başımıza Avrupanın değişik yerlerini gezmeyle harcadık. Gezme merakı
yüzünden de uzun bir süre çocuk
düsünmedik. Zaman ve mekanla sınırlı olmayan bir yaşam tatlı geliyordu ve
hep böyle sürmesini bekliyorduk.
Etrafımızdaki arkadaşlarımızın neredeyse tamamı artık çocuk sahibi olmuştu
ve bize de bu yönde baskılar geliyordu.
Ama bir bebekle uğraşmanın zorluğunu onlarla birlikte bizde yaşıyor ve
onların eve hapsolmuş hallerini, uykusuzluktan
kırılan gözlerini gördükçe iyice cocuklardan soğuyorduk. Zaman zaman
cocuklarıyla bize geldiklerinde de o cocukların
durmadan etrafa saldırmaları, hiçbirşeyden mutlu olmamaları ve durmadan
ağlamaları o birkaç saati bile dayanılmaz
yapıyordu. Ta ki Fransa?nın ortalarında bir yerlerde bir yaz tatiline
varıncaya kadar. Her yerinde olduğu gibi Fransa?nin
o bölgesinin de şaraplari ünlüydü ve gündüz gezilen şatolar gece içilen
şaraplarla nefis bir tatil oluyordu. Döndükten sonra
eşimde ilk belirtiler Kanlıca'dan beklenen misafirlerin gelmemesi oldu.
Hatta aynı zamanda göğüsleri de şişince eyvah
bir problem var deyip soluğu doktorda aldık. Aklımıza hiçbirşey gelmediği
için de bu göğüsler niye şişti deyip mamografisine
varana kadar herşeyi yaptırdık ve doktor mamografiden sonra hamile
olmayasanız deyince aklımız başımıza geldi.
Hemen evde bir test yaptık. Hamilelik testlerinde bayanlar bilir çubuğa
idrar damlatıldıktan sonra 4 dakika
beklemeniz gerekir. Yıllar gibi geçen 4 dakikadan sonra sonra çubukta iki
nokta da kıpırdamadan bana bakıyorlardı.
Evet. Bu eşim hamile demekti. Belki kaybolur diye çubuk elimde bir süre
daha bekledim. Yaklaşık 4 saat bekledikten
sonra artık ikna olmuştuk. Tanrım! Biz ne yapmıştık. İkimizde oturduğumuz
yerden kalkamıyorduk. Herkes kendi açısından
olayı değerlendirmeye başladı. Konuşmadan birbirimize bakıyorduk ama
kafamızda binlerce düşünce çarpışıyordu.
Gözümün önünde ağlayıp zırlayan cocuklar dönüp duruyordu. Baba olmayı
kesinlikle kendime yakıştıramazken artık
bütün yaşantımızın baştan sona değişeceğini hissediyordum. Hiçbirşey eskisi
olmayacaktı. Artık eskiden endişeyle
seyrettiğim çocuklu arkadaşlarımız gibi olacak, uzun bir süre eve tıkılacak
ve sinemaya gitmek dahi hayal olacaktı. Erken
yatıp erken kalkacak heryere elimizde bir çocuk ve onun bir bavul dolusu
eşyalarıyla gitmek zorunda kalacaktık. Elveda
meyhaneler, geziler, sinemalar ve arkadaşlar. Uzun süren tereddütlerden
sonra kaderimize boyun eğdik ve bu durumu
kabullendik ama bu seferde baska bir problem ortaya çıktı. Aklımıza birşey
gelmeden yaptırdığımız mamografide vücuda
verilen radyasyon acaba bebeğe bir zarar vermiş miydi? Geç de olsa bir
bebek sahibi olmaya kendimizi hazırlamışken
bunun mutluluğunu yaşayamadan bu sefer aklımız acaba mamografi sırasında
birşey oldu mu sorusuna takılı kalmıştı.
Yine uzun süren araştırmalardan sonra son bir kez de doktorumuzun
tavsiyesiyle bu konuda arastırmalar yapan bir
üniversiteden randevu almaya karar verdik. Ama ben işimin yoğunluğu
dolayısıyla eşimle birlikte hastanaye gidemedim.
Eşim de devlet üniversitelerinin o yoğun ortamında bütün gün ayakta
beklemek zorunda kaldı. Önceleri hafif bir bel ağrısı
başladı. Bir hafta sonra eşimin şiddetli bir kanamayla hastaneye
kaldırıldığını öğrendiğimde hayatımın en panik anlarını
yaşadım. Aklımda binbir düşünceyle hastaneye koştum. Eşim iyiydi ama artık
hamilelik çok riskli hale gelmişti. Hastane
tedavisine rağmen kanaması kesilmedi.. O günden sonra yataktan hiç
kıpırdayamadı. Yemek, yıkanma dahil bütün
ihtiyaçlarını yatakta karşıladı. Ev ve hastane arasında gecen hamilelik
boyunca eşim cok buyuk acılar cekerek türlü ilaçlar
ve tedavilerle hamileliğin sağlıklı geçmesine çabaladı. Ama başaramadık.
Doktorların olağanüstü gayretine rağmen 5. ayın
sonunda hamilelik sona erdi. Bebeği kaybettik. Herkesin bebeğiyle çıktığı
hastanenin doğum servisinden beraberimizde
götürebildiğimiz tek şey hayal kırıklığımız ve hüznümüzdü. Yine eskisi
özgürdük ama bu özgürlük hiçbir anlam taşımıyordu.
Bir sene boyunca eşim hem fiziksel hemde psikolojik olarak kendisini
toparlamaya çalıştı. Kendisini işine verdi. Tatillerimizde
yine deliler gibi gezdik. Eski yaşantımıza geri dönmeye, herşeyin eskisi
gibi olmasına çalıştık . Ama olmadı. Bebeğimizi
hiç unutamadık. Hep birşeyler eksik kaldı. Hep acaba bu kadar tereddütlü
olduğumuz için tanrı bizi cezalandırdı mı diye
düşündüm. Bizi en çok üzen hamilelik sonucunda belli olan gen testlerinin
sonucunda bebekte hiç bir problem olmamasıydı.
Mamografideki radyasyondan korkup testler için hastanede ayakta beklemenin
sonucunda oluşan problemlerle bebeğimizi
kaybetmiştik oysa bebekte hiçbir problem yoktu. Bir buçuk sene sonra bu
sefer bilerek ve isteyerek cocuk sahibi olmaya
karar verdik. Birincisi nasıl olsa hiç beklenmedik bir anda çabucak olmustu
yine öyle olmasını bekliyorduk hatta korunmayı
bıraktıktan sonra ertesi sabah çocuk mobilyası bakmaya bile gittik. Ama
olmadı. Karavana. Hiç gelmemesi gereken
misafirler her ay düzenli olarak geldi. 7 ay uğrastık.. Benim icin keyifli
geçen bir süreydi ama bir yandan da endişelenmeye
başlamıştım acaba bende bir sorun mu vardı. Bende bir sorun varsa ilk
hamilelik nasıl olmuştu. İlk hamilelikte etrafa itinayla
hamile bırakılır diye hava atarken bana kızgınlıkla bakan arkadaşlarımdan
beter olmuştum. Eşime göre çok zor, bana göre
çok keyifli geçen 7 ayın sonunda nihayet misafirlerden kurtulduk. Göğüsler
yine şişti. Bu sefer öğrenmiştik panik olmadık.
Yinebize ilk hamilelikte olağanüstü yardımcı olan doktorumuza koştuk.
Eşimin hamilelik sürecinde yaşadıkları ve bana
çektirdiği eziyetler tamamen ayrı bir yazı konusu. Onları sonra yazacağım.
Şimdi 16 aylık olan dünya tatlısı bir kızımız var.
Kısaca İsot diyoruz. Onsuz bir saat geçirmeye dahi tahammül
edemiyorum.Akşam 6?yı zor yapıyorum. Hiç oyalanmadan
eve ona koşuyorum. Eşimin ilk hamileliğinde artık hiçbirşey eskisi
olmayacak diye endişelenmiştim. Yanılmışız. Artık
herşey eskisi gibi.Hatta eskisinden daha güzel.Hiç uzun süre eve
kapanmadık.Yine tatillerimizde deli gibi geziyoruz.İsot?u
ne mi yapıyoruz onu da götürüyoruz. Yaşına basmadan Avrupanın yarısını
gördü. Hatta bazan iyi oluyor.Geçen yaz İsot?un
sayesinde çocuklu aile sınıfına girip yaz aylarında yer bulmanın çok zor
olduğu Fransa?nın sahil kasabalarındaki otellerde
yer bile bulduk. Bizimle beraber geziyor.Bizimle beraber uyuyor.Biz yemek
yerken oda kendi mamasını içiyor.Oda bizim
gibi gezmekten acayip keyif alıyor.Öğle uykusu geldiği zaman gölgeye
çekilip biz de dinleniyoruz.Çocuk sahibi olmak için
teredüt edenlere sesleniyorum.Unutmayın her şey nasıl yaptığınıza
bağlı.Çocuk asla ayak bağı değil.İsterseniz onu da
kendi yaşantınıza uydurabilirsiniz.Etrafınızıda çok kulak asmayın. Doktoru
isot?un gelişiminden çok memnun.Bu sevgiyi
arkadaşınızın çocuğunda yaşamanız mümkün değil.Hiç eşimi aldatmadım ama onu
artık kızımla aldatıyorum.Eşimi uyutup
uyutup kızımla alışverişe çıkıyorum. Artık yürümeye de başladı.Çocuk sahibi
olmak için yaşadığımız bütün tereddütlerin de
boş olduğunu geç de olsa öğrendim. Sadece biraz daha dikkatli davranmak
yeterli.Ayrıca hafta sonları erken kalkmak
hiç de fena değilmiş.Elbette diğer çocuklar gibi ağlıyor zırlıyor ama eğer
iyi bir iletişim kurabilirseniz kaç aylık olursa olsun
sizi mutlaka anlıyor ve sözünüzü dinliyor. İsot,hayır kızım,klavyemin
üstüne oturamazsın, mamanı burada içemezsin.
Bak yazı yazıyorum. İsot kulağımı ısırma kızım, dikkat mamanı dökeceksin.
Dikkaaa........


Başa dön
Çevirimdışı! Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
uzakdiyarli
Mesaj 100+
Mesaj 100+


Kayıt: Feb 29, 2008
Mesajlar: 127
Ruh Halim:
Günlük ort. Mesaj: 0.01


MesajTarih: Cum Nis 11, 2008 7:26 pm   Mesaj konusu: Re: BABA OLMAK.............  Alıntıyla Cevap Gönder

TEK KELIMEYLE HARIKAAAAAAAAA... VALLA GOZLERIM DOLU DOLU OLDU OKUDUM.. ALLAH ISTEYEN HERKESE EVLAT NASIP ETSIN..

VE TEREDDUTLU OLAN HERKESEDE BOYLE YAZILAR TAVSIYE EDERIM..

PAYLASAN ARKADASA COK COK TESEKKUR..


Başa dön
Çevirimdışı! Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
arinna
Mesaj 1+
Mesaj 1+


Kayıt: Feb 23, 2008
Mesajlar: 2
Ruh Halim:
Günlük ort. Mesaj: 0


MesajTarih: Cmt Nis 12, 2008 1:51 am   Mesaj konusu: Re: BABA OLMAK.............  Alıntıyla Cevap Gönder

çok güzel yaaa


Başa dön
Çevirimdışı! Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
harbi
Mesaj 350+
Mesaj 350+


Kayıt: Jun 25, 2008
Mesajlar: 488
Ruh Halim: Kullanıcının Ruh Hali
Günlük ort. Mesaj: 0.03


MesajTarih: Sal Tem 22, 2008 4:02 pm   Mesaj konusu: Re: BABA OLMAK.............  Alıntıyla Cevap Gönder

emeğine sağlık paylaştığın için tşk ederim


_________________
BEN BÜYÜK RÜZGARLARIN ADAMIYIM ! BENİM SEVDALARIMDA BÜYÜK OLUR BEN SEVERSEM DESTAN KIZARSAM KATLİAM OLUR...

Başa dön
Çevirimdışı! Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Blog
Önceki mesajları göster:   
ispirim.org Forum Ana Sayfa -> Diğer Başlıklar Tüm zamanlar GMT +10 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok anne ve baba arasında ki fark... af_yok Komik Yazılar 2 Pzr Ağu 31, 2008 9:42 pm Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok GS LI OLMAK AYRICALIKTIR ispir_efe Galatasaray 3 Cum Ağu 22, 2008 7:17 am Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok Ne Olmak? tilmiz Paylaşmak İstiyorum 1 Cum Ağu 15, 2008 9:10 pm Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok Türk Olmak -shade- Diğer Başlıklar 14 Prş Tem 24, 2008 10:13 pm Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok İslamı yaşayarak örnek olmak ...... berdus Islamiyet Hakkinda Hersey 5 Sal Tem 22, 2008 1:23 am Son Mesajı Görüntüle

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group

GOOGLE Emmi Burdan İndexle

Forumtags | İstek ve Görüşler | Tebrik ve Kutlamalar | Duyurular | Tanışma | Üyelerimizin Resimleri | İspir Tarihi | Etkinlikler | Güncel Haberler | Eğitim faaliyetleri Yöremizden Yemekler | Yöre Dili | Resmi Kurumlar | Belediyeler | Şiir - Mani | Liseli Gençler | Üniversiteli Gençler | Genel Haberler | Forum Oyunları
Film Download | Köylerimiz | Dizi Dünyası | Rüya Otomobiller Modifiyeli Araçlar | Klipler | Zeka Soruları | Fıkralar | Komik Olaylar
Komik Resimler | Komik Videolar | Futbol | Milli takım | Galatasaray | Fenerbahçe | Beşiktaş | Trabzonspor | İslamiyet |
© www.ispirim.org (2008) - İspirliyük Hep Birük

www.sansuresansur.org Powered by  MyPagerank.Net