Birinci Dünya Savaşı devam ederken bir çok olumsuzlukla baş göstermekteydi ki
bunlardan Doğu Anadolu ve Osmanlı İmparatorluğu için çok büyük önem arz eden
Enver Paşa komutasındaki iki kolordumuzun Sarıkamış taarruzunda Allahuekber
Dağlarında donarak mahvolması, beklenen müdafaanın yapılmasına imkân vermedi.
Esasen Osmanlı Devleti Birinci Dünya Harbine hazırlıksız girmişti.
Bu sebeple ordularımız düşman karşısında çekilmek zorunda kaldı. 1915 senesi
Ocak ayında Halit Bey (sonradan Paşa), Kafkas Kolordusuna bağlı iyi vatanperver
bir Türk kumandanıdır. Düşmanın ilerleyişi karşısında bir şey yapmak istiyordu.
İspir'in erkan ve eşrafı ile konuşan Halit Bey, 1915 senesi Ocak Ayının son
haftasında Ispirlilerden de aldığı kuvvetlerle Devedağı'ndaki Rus kuvvetleri ile
kanlı bir boğuşmaya girdi. Rus kuvveti, Ödük Yaylasına kadar geri çekildi.
Bu sırada Halit Bey Erzurum'un Ruslar tarafından işgal edildiği haberini
aldı. Bu haberi büyük bir teessürle, elemle alan Halit Bey, halkı daha fazla
perişan etmemeyi düşünerek geri çekmeyi uygun buldu. Halkın da muhacir olarak
hiç değilse hayatlarını olsun kurtarmalarını bildirdi. Halk, giden kumandan ve
askerlerini yaşlı gözlerle uğurladı.
1915 senesi Şubat ayında Rus askerleri İspir'e girdi. Geri çekilirken kahraman
Halit Bey, inatçı mukavemeti düşmana kayıplar verdirdi. Üç yıldan fazla bir
zaman, acı ve karanlık esaret yıllarından sonra Komünist ihtilali başlayınca Rus
askerleri İspirden de çekilmeye başladı. Ruslardan boşalan yeri Ermeniler almak
kararında idi. Sırakonaklar'daki Ermeniler bunun hazırlığı içindeydi.
İspir erkanının hazırlıklı olması sayesinde yiğit İspirli hemşerilerimizin
şüpheli şahıslar üzerinde buldukları vesikalarda: Taşnak çetelerinin
başkumandanı Antrenik Paşa'nın Bayburt katliamının tamamlanmakta olduğunu ve
sıranın İspir'e geldiğini bildiren Ermeni niyeti anlaşılınca, İspir Müftüsünün
başkanlığındaki İspir Kurtuluş Cemiyeti’nin gayretiyle Sırakonaklar, Bayburt ve
Erzurum'daki Ermenilerin İspir'de katliam yapmalarına mani olmak için halk
silahlı mücadeleye sevkedildi.
Sırakonaklarda bulunan yerli ve silâhlı Ermenileri de milislerimiz çevirerek
tecavüzlerine mani oldu. Bayburt Ermenileri bir defa da Yanıkköprü Boğazını
yarıladıysa da öncüleri ile yapılan çarpışmadan sonra düşman ilerlemekten
vazgeçti.
Erzurum'dan İspir'e, Karakaya Boğazından girmek isteyen Ermenilerle milis
kuvvetlerimiz kanlı muharebeler yapmışlar ve Ermenileri bu boğazdan içeri
sokmuşlardır. Ermenilerin esas maksadı Sırakonaklardaki Ermenileri kurtarmak ve
İspir halkını katletmekti. Fakat düşman bu emelinde muvaffak olamamıştır.
Bu sırada 25 Şubat 1918 tarihinde Türk Ordusunun İspir'e geleceği müjdesi
verildi. O günün sabahı, Yüzbaşı Ziya Bey’in başında bulunduğu süvari müfrezesi
İspir'e geldi. İspir, 25 Şubat 1918 tarihinde vatan topraklarına katıldı. Ziya
Bey 26 Şubatta Çamlıkaya’ya ve 27 Şubatta Sırakonaklar'a vardı. Ermenilerin Türk
Ordusu önünde kaçtığını Bayburt'un ve Erzurum'un kurtuluşu ile gören ve artık
tehlikenin kalmadığını anlayan kahraman İspir halkı, Sırakonaklar'daki
Ermenileri esir etmek için taarruza başladı. Yapılan çarpışmadan sonra Ermeniler
Yukarı Karakale Kalesi’ne sığındılar. Bu kale emniyetli ve sağlam yapılışlı idi.
Durumu tetkik eden Yüzbaşı Bey alay kumandanı Atıf Bey'den acele iki top
göndermesini rica etti.
Yüzbaşı Ziya Bey,7 Mart 1918 günü kaleye top atışı ile taarruza geçilmesi
emrini verdi. Açılan gediklerden içeri kuvvetlerimiz kaleye girdi. Fakat milis
kuvvetlerimizden büyük sayıda şehit olmasından başka Yüzbaşı Ziya Bey ve beş
askerimiz de şehit olmuştur.
Az imkanlarla çok iş başarılarak işgalciler memleketimizden kovulur.
(Ruhları Şad Olsun)
Copyright © Dünyanın En Büyük İspir Sitesi | ispir | ispir resimleri | ispir videoları | ispir haberleri | ispir köyleri | ispir forumları Tüm hakları saklıdır.