|
Mahkum Seslenişler...
Prş Ağu 21, 2008 8:16 pm
Duvarlar bilirim kelepçe sesinde küflü türkülerle dokunan
ayazı, acılı tükenmişlikler zemherisi
mahkum bir sestir içimdeki
kendini saçlarına tel tel prangalamış
ve zaman ölümdür
akrebi yoklukla varlık arası
gözlerinsizliğimde takılıp kalmış...
ve diyorum mahkum bir sestir içimdeki...
prangası acıtır kanayan bileklerimi
suçu özlemek olan her faninin
feryadı kulaklarımda sus olur.
ve zaman ölümdür
azrailse sessiz bekler kan dinsin diye...
kelimeler, en acımasız halleriyle sırıtıyorlar acizliğime
her cevap bir cinayet sebebi,
her sual bir intihar olurken soru işaretlerinde
en avaz çığlıklarıyla gömüyorlar şiirleri
şairler ecel olup ölüm bakıyorlar
ve dilim kendi kıyımında tüketirken zamanı
hüzünler bırakılıyor suskunluğumun üstüne
ama noktası konulamıyor aşkın
her bakışa bir virgül atıyorum
her acıya üç nokta…
ve işte mahkum bir sestir içimdeki
anlamsızlaşmış alfabe kırıntılarını
sayısı belirsiz noktalarla biçimlendiriyorsa
karşı kıyıda duran martı, kanadını bu sefer
hüzün dolu kaldırmıyorsa
ve karanlıksa yine gece
kimse bilmez
yalnızlığımın sensizliklik olmadığını
şimdi sallanan sandalye
idam sehpası haşmetindeyse
korkmuyorum zamandan
keşfedilmemiş sırlar sakladım içimde
ve şimdi biliyorum ki
ne ben, ne sevdam
asıl zamandır ölümlü olan...
ve zamana yenik bir aşkın tam göbeğinde
yanyana durur akrep ile yelkovan
bir yanda yalnızlık türküleri söylenir
benimse şiirler geçer aklımın kalabalığından
“ölümdür yaşanan tek başına
aşk iki kişiliktir…” der şair
oysa ayrılık da öyledir..!
giden cellat olur kalansa kurban
ve bu defa aşktır tek başına yaşanan
ölüm iki kişiliktir
biri cellat...diğeri kurban..!
GeCeYDi & uÇuKMaVi
|